20 Eylül 2011 Salı

Dün Birisi "Sizin Oynayacağınız Topun" Dedi


İlk 2 hafta sonunda görüyorum ki, Beşiktaş’ ım geçtiğimiz aylarda yaşananlardan kötü etkilenmiş, geçen yıldan ise hiç ders almamış…

Eskişehir maçında göze batan unsur olan “takımın birlikte hareket edememe sorunu” zayıf Maccabi karşısında, seyircinin iteklemesi ile kısmen aşılmış gibi görünse de bir diğer zayıf rakip olan Ankaragücü (Zannediyorum Ankaragücü bu sene küme düşecek) karşısında da belirgin bir şekilde hissedildi.

Fernandes’ in hırsı, öfkesi ve isyanı olmasa, benim gibi hayalperestlerin yeni bir Adanademir Spor vakası beklediği böylesine bir rakibe bile puan kaybedebilirdik. Fernandes’ te 2. Gol öncesindeki 10-15 dakikalık bölümde öylesine bir öfke vardı ki, Sidnei’ nin 2. Golünden sonra sevinemedi bile, adam da resmen sinir boşalması oldu. Birazdan ağlayacak sandım. “Yüreğini ortaya koymak” gibi çok kullanıldığı için laçkalaşan bir terimin anlamını yeniden öğrendik sayesinde. Öyle ki, o hep övündüğümüz taraftarımız bile mala bağlayıp, sessiz sedasız puan kaybedişimizi izlerken, ayağına gelen topu reklam panolarına var gücüyle vurarak tüm stada “siyah ulan!!!” diye bağırdı. Kim bilir belki de takım arkadaşlarına “sizin oynayacağınız topun” demek istedi. (Bkz: Başlık)

O hareket, bir devrim masalı gibi önce kapalıyı, sonra yeni açığı, sonra stadı, hatta tüm semti, bütün İstanbul’ u diriltti. Ardından da 2. ve 3. golleri izledik. Bu arada Ankaragücü oyuncusu Hürriyet’ in sataşmalarına rağmen, 2. sarıyı görmemek için dişlerini sıkarak, elemana yol verişindeki profesyonelliğine ise şapka çıkarmak gerekir.

Rivayet odur ki, bilgi bankası Ali Ece şöyle bir yorum yapmış kendisi için ;

“Marcus Münch’ ten beri, bu kadar iyi orta yapan gelmemişti.”

İşte bu tanımlamanın altına imzamı atarım.

Ve işin ilginci, Mendes’ in şirketiyle ortaklık falan yapmadan, gidip 2 milyon EUR gibi bir paraya satın aldık bu adamın bonservisini. Bu adam için şaka gibi bir bedeldir. Düşünsenize bu adamın Gaziantep’ in ya da Cavcav’ ın elinde olduğunu, 3 büyüklere en az 10’a 15’e satarlardı. Neyse, bu çocuğun Beşiktaş’ ıma kazandırılmasında emeği geçen herkese minnettarım.

Ayrıca yazıyı bitirmeden şu seyirci konusuna da değinmek istiyorum.

Dün stadın beklendiği kadar dolu olmadığını görünce üzüldüğümü ifade etmek isterim. Aslında tüm statların yeterince dolmadığını görüldü. Bu durumun yani taraftarın futbola ilgisizliğinin muhakkak yaşanan şike soruşturmasının insanları futboldan tiksindirmesiyle ilgisi vardır. Bilet fiyatlarının yüksek olması da bizim Taco gibileri evde maç izlemeye yöneltmiş olabilir. Bu etkenlerle birlikte, hemen her gün maç oynanacak olmasının da ilerleyen aylarda seyirci de bir heyecan kaybına neden olacağını ve tribün mevcutlarının azalan bir seyir izleyeceğini düşünüyorum. Yani kanaatimce, bilet fiyatları düşük olsa dahi, bu sezon takım bazında son yılların en düşük seyirci ortalamalarını görebiliriz. Fakat burada Fenerbahçe seyircisini bu öngörünün dışında tutuyorum. Bunu da “fener seyircisi şöyle iyidir, herkesten büyüktür” laflarıyla açıklayanlar da (kusura bakmasınlar) saflık etmiş olurlar. Onların bu sene çok daha fazla takımlarına sahip çıkmalarının nedeni, çok büyük haksızlığa uğramış olduklarını düşünmeleridir. 1975 yapımı, Münir Özkul ve Adile Naşit’ in de oynadığı, "Bizim Aile" diye bir film vardı. Bilen bilir, o filmde neredeyse düşman olan üvey kardeşler, zalimin zulmü karşısında tek yürek olmuşlardı. (Bu arada saygılar Itır Abla) Fenerbahçe taraftarının, seyircisiz maça bile bilet almaya kalkışmalarının adını ise “Bizim Aile Sendromu” koyabiliriz. Şimdi bunu söylediğim için bu girişimleri küçümsediğim zannedilmesin. Aksine, bence harika bir davranış ama bu davranışların da bizzat başkan tarafından içine girilmiş olan karanlık işleri temizleyemeyeceği de unutulmasın.

10 yorum:

  1. Abicim,

    Sen hiç son 3-4 sezondur, bu kadar kanatlara inen, orta yapan, anlamsız kaleye direkt girişleri zorlamayan, sağlı-sollu ortalarla stoperleri gol krallığı listesine yerleştiren (ligin başı ama olsun yine de listedeler)bir BJK izledin mi? Yok ders almamışmış, yok takım olamamışmış. Adamlar futbol oynamaya başladı, sen ne diyorsun, madem yetkin yok fazla yorum yapma be abi. Bu senin yorumların daha ağdalısını, kartalın gelişinden korkan, şike şakşakçısı, Aziz yalakası malum basın da yazıyor. Velhasıl Kartal günbegün pençelerini kuvvetlendirerek geliyor..Şimdi herkes korkabilir. KORKUN ULAN ! (Şişşşt, bu nara FB li GS lilere, titrek de olsa Kartallara laf yok)

    Yazan: Yetkili Biri

    YanıtlaSil
  2. "Kuddusi korkma, arkandayız" hesabı; "Taco, korkma, BJK canavar gibi"

    Yazan: Yetkili Biri

    YanıtlaSil
  3. Dünkü cılız Ankaragücü karşısında ıkına ıkına aldığımız galibiyetin yanı sıra Maccabi gibi beceriksizler mangası önündeki oyunumuzu beğenenlerin çok fazla iyimser olduğunu düşünüyorum. Eli yüzü düzgün bir takım olan Es-Es karşısında kanatlar da çalışmadı, orta da yapamadık.

    YanıtlaSil
  4. Maccabi:3 Panathinaikos:0 - 18 ağustos -UEFA play off
    Maccabi:2 Zeljeznicar:0 - 28 temmuz - UEFA ön eleme
    Maccabi:6 Zeljeznicar:0 - 4 ağustos - UEFA ön eleme
    Maccabi:3 Hazar:1 - 14 temmuz - UEFA ön eleme

    İsrail Ligi:
    21.08.11 Hapoel Petah 1 - 3 Maccabi
    29.08.11 Maccabi 4 - 0 Ashdod
    10.09.11 Hapoel Rishon 0 - 2 Maccabi
    18.09.11 Maccabi 2 - 0 Bnei Sakhnin

    Bu "beceriksizler mangası" bu sezon ligde 4 te 4 yapmış, Avrupa'da UEFA ligine gelirken aldığı sonuçlar da ortada. Bir tek Yunanistanda Panathinakios a 2-1 yenildiler. Maccabiyi çok küçük görmüşsün be abi :)

    Es-es'e gelince ilk maç, ilk marş. Sen hiç, uzun süre kullanmadıktan sonra ilk arabayı çalıştırdığında stop ettirdiğin olmadı be abi. İlk maçın kusuru olmaz. Futbolcu tatilden gelmiş, transfer pazarlıkları yapmış, aklı biraz havada olabilir.

    Yazan: Yetkili Biri

    YanıtlaSil
  5. maccabi' nin liginde yendiği takımlar burda bank asya'da bile iş yapamaz. zencir midir, nedir bir takımı yenmiş UEFA'da, adını ilk defa duydum. Yunan takımını ise hasbel kader yenmiş (Bkz:Tromsö Faciası, Pendik Faciası)

    Es-Es savunmana ise hiç katılmıyorum Syn. Yetkili. Futbolcu tatilden gelmiş, aklı havada olabilirmiş. Duyan da bizimkiler tatilden geldi, Es-Es oyuncuları Rocky Balboa gibi çalıştı zanneder.

    YanıtlaSil
  6. RÖKİ BALBOĞA KİM LA ?

    YanıtlaSil
  7. 20.09.2011 tarihi saat 19:40 itibariyle, Ercan Taner bu kadar sık maç olmasının, seyirci sayısını azaltmasını beklediğini söyledi.

    YanıtlaSil
  8. en büyük beşiktaş başka laf yok....
    yetkili bir abla

    YanıtlaSil
  9. Fener taraftarı ile ilgili görüşüne kısmen katılıyorum ancak bu taraftar olduğu sürece klüplerde varlıklarını korayacaktır.

    YanıtlaSil