29 Temmuz 2013 Pazartesi

DOLMABAHÇE ANTİK KENTİ BULUNDU

Yıllardır beklenen “kazmayı vurma” izninin alınmış olması, benimde dahil olduğum çok sayıda Beşiktaşlıyı, hem mutlu etti, hem de korkuttu.

Mutlu etti çünkü, artık endüstriyel bir hal alan futbolun en önemli besin kaynağı para oldu. Ve rakiplerinizin yeni statları para basarken, sizin maçlarınızı eski bir statta yapmanız, gelirlerinize önemli bir darbe vuruyordu. Geç kalınmış her sezon, onlarla aradaki farkın büyümesi demekti.

Korkuttu çünkü, İnönü Stadı rant açısında İstanbul’ un (hatta ileri gideyim, bence tüm Türkiye’ nin) en kıymetli yerinde bulunuyordu. Ve yıllarca ülkeyi, kaynaklarını, halkını talan etmeye doyamamış olanların, bir şekilde o değerli araziyi, tarihi eser, doğal görünüm vb. sebepler öne sürerek BJK’ ye yedirmemek için can havliyle saldıracak olmalarının tarafımızca iyi biliniyordu.

Stat kaydı, kayıyor, kayacak derken bakan değişti ve işler hızlandı, inşaat izni alındı.

Sonra Çarşı grubunun Gezi parkı olaylarında takındığı tavır nedeniyle tee Ankara’ da oturan, gözlüklü, sempatik olduğunu zanneden ama aslında hiç sevimli olmayan biri (kalbim kadar temiz olan bu sayfada O’ nun adını anmak istemiyorum, anlamışsınızdır kim olduğunu) inşaata siyaseti soktu.

Muhtemelen o tıynette olanlardan birisi de geçenlerde bir fotoğraf çekerek, inşaatta tarihi eser bulunduğunu iddia etti. Başta radikal olmak üzere necip Türk medyası ise balıklama atladı. Zaten (diğer takım taraftarı olan gazetecileri geçtim) Beşiktaşlı olan medya mensupları dahi, sürekli bu kulübe zarar vermiştir, verecektir.

“Ulan, o tarihi eser çıktığını söylediğiniz yer, yeni açık tribünün bulunduğu yer, yani daha toprak altına bile girilmedi, nasıl bir tarihi eser çıkabilir tribünden” demeye kalmadan, inceleme başladı. Hoş, toprak altına girilse bile, eskiden ahır olduğu bilinen bir yerden çıksa çıksa at toynağı çıkar, onu da Beşiktaş düşmanları evinin duvarına assınlar.

Sonuç, inşaat devam ediyor.



Derken elime bazı fotoğraflar ulaştı. Hakikaten İnönü stadında tarih eser çıkmış. Hem de ne tarih, bütün tarih kitaplarını çöpe atın. Zira aşağıdaki fotoğraftan da anlaşılacağı üzere, Dolmabahçe’ de antik kent kalıntılarına ulaşılmış. Hem de bir ucu İzmir/Selçuk’ ta bulunan Efes Antik kentinin, İstanbul’ da ki kısmıymış. Bu durum, fotoğraflardan da gayet net anlaşılıyor. Neyse bize de artık oraya gidip, hacı olmak düşer!






Tarihi eser bulunsun da inşaat dursun diye sabah akşam dua edenlere not: Lan bi gidin işinize!!



2 yorum:

  1. çok güzel bir yazı olmuş çok güldüm esprili bir abiye benzeyen adam yeni yazılarını bekliyorum:)

    YanıtlaSil
  2. İnönü Stadı park olsun. İstanbulun yeşil alana ihtiyacı var :)

    YanıtlaSil