18 Şubat 2013 Pazartesi

NADİREN SEVİNÇ DAİMA KEDER

Yandaki görüntü, BJK-Gaziantepspor maçının sonrasında Beşiktaş-Kadıköy motorlarından birinde çekildi. İnsanların yüzleri çok şey anlatıyor esasında. Bu sene maç çıkışı bindiğim Beşiktaş-Kadıköy motorlarında hep aynı hüzün havası hakim. O bazen melankolik bazen öfkeli olan atmosferin süreklilik arz etmesi, Beşiktaş J.K.’ nın iç saha performansıyla ilgili önemli bir ipucudur. Sürekli maçlara birlikte gittiğim bir büyüğümle, maç çıkışında “en son ne zaman galibiyet sevinciyle eve döndüğümüzü” düşünüp, üzerinde epey bir kafa yorduktan sonra (yorgunluktan mı, öfkeden mi bilemedim ama) hatırlayamadık. (*)

(*) İlk yarının son maçı olan Beşiktaş J.K.’ nın 3-1 yendiği Kayserispor maçına ikimizde özel işlerimiz nedeniyle gidememiştik. Yani Kayserispor galibiyetinden bir önceki galibiyeti hatırlamaya çalışıyorduk. Sahi neydi yahu?




Her neyse…

Gelelim buz gibi havada (brrrr hatırlayınca bir daha üşüdüm.) oynanan BJK-Gaziantepspor maçına,


Bir kere baştan şunu söyleyeyim, canlı canlı olarak da izledikten sonra kesin kararımı verdim. Gaziantepspor bu ligin en kötü futbol oynayan takımı. Zamanında Demirören marifetiyle bize çaktığı (!) topçulardan aldığı yüksek paralar ve teknik direktörünün Bülent Uygun olması nedeniyle söylüyorum; umarım küme düşer bu yıl. Amin.

Bedduamı da ettikten sonra kendi takımıma yöneleyim;

Esasında Beşiktaş fena top oynamadı. Kaç tane çok bariz gol pozisyonuna girdiğimizi hatırlamıyorum. Ersan, bize ilk geldiği yıl gördüğümüz hafif kıvırcık saçlı, sol ayaklı, kesici, oyun kurucu, genç kiralık Ersan’ ı hatırlattı. O iyi performansın üzerine birde gol atınca, kendisi kadar sevinmişimdir. Orta sahada Mehmet Akgün (Mehmet’ in orta sahada oynaması bence hatalı karardı.), biraz sırıttı. Necip ve/veya Toraman’ı çok aradık bence. Bunun dışında takımın geri kalanı bildiğiniz gibiydi. Ha az daha unutuyordum; Niang çok pozisyon kaçırdı (hele o altıpas içindeki pozisyon inanılır gibi değil.) ama bence Gaziantepspor defansının iflahını kesti. Hatta o sarı saçlı, siyahi futbolcu (Adı da Bilya mıdır nedir?), bence Niang’ la uğraşmaktan bunaldığı için sinirlerine hakim olamamış olabilir. Yine de Niang yerine Almeida girse o pozisyonlara en az bir-iki tanesini yazardı gibime geliyor. Almeida demişken, Karşı karşıya o kadar çok pozisyon harcadı ki bizim futbolcular (Olcay, Holosko, Niang vs.), karşı karşıya gol kaçırma ustası Almeida’ nın ruhunun sahada olduğunu düşündüm bir ara...


Bu maç (her geleni topu içeriye) Allan McGregor’ un, yediği golde topu tutmaktan ziyade yüzünü korumaya çalışması sonucunda topu ağlarında görüp geçmiş performansının üzerine tüy dikmesi nedeniyle, tamamen gözden düştüğü maç olarak kayda geçebilir. Bundan sonra McGregor, topla dripling yapıp, birkaç kişiyi çalımladıktan sonra asist yapmaz veya bir kornerde ileri çıkıp gol falan atmazsa İnönü Stadı’ nda çok başı ağrır. McGregor’ un oynadığı özellikle iç saha maçlarında tribünle olan ilişkisi Runje’ den öteye gitmez. Öyle müthiş (!) performans gösteriyor ki, takımdaki diğer futbolcular değişmeli olarak kaleye geçseler, takım bu kadar gol yemez bence.


Samet Aybaba açısından da çanların gümbür gümbür çaldığı bir maç oldu. Hele ki, Ertuğrul Sağlam ve Şenol Güneş boştayken…

Evet senin oyuncun altı pas içerisinde bomboşken golü atamıyorsa, karşı karşıya 3-4 pozisyon yakalayıp, golü atamıyorsa hocanın yapacağı bir şey yok. Evet sezon başında kimse bu takımın başına gelmek istemezken geldi, hoca oldu. (Yazarın notu: Bu takımın teknik direktörlüğünü kariyeri için risk olarak görüp, kabul etmeyen bir adam PTT 1. Lig takımlarından birinin başına geçti. Buradan hesaplayın işte.) Ama yanan eve balıklama atlamaktan ziyade, o yangını söndürebilmek daha önemlidir. Son haftalarda kaybettiğimiz puanlarda Hoca ile McGregor’ un büyük emeği (!) olduğunu düşünüyorum. Biliyorum kendisinin bu yazıyı okuma ihtimali yok ama kendisine iki çift lafım var;

Bak Hoca, işte böyle hayat, daha geçen hafta kameralar önünde “17. dakikada çıkaracaktım ama onuru kırılmasın diye 38. dakikayı bekledim” diyerek 17. dakikada çıkarmaktan beter ettiğin, utanmadan kurtların önüne attığın gencecik adamı, durum 1-1’ e gelince apar topar 90+’ da oyuna almaya çalışırsın. Hatta oyun durmadığı için alamazsın, çocuk formasını giydiğiyle kalır. Ne oldu? O çocuk mu kurtaracaktı seni? Bu olay “Allah’ ın sopası yoktur” deyiminin senin kulağına küpe olmasını sağlasın. Bir daha da hiçbir oyuncunu kurtların önüne atma. Bu camia ilk kez taktik hatalar yapan hoca görmüyor. Her şeyi affedebilir ama insanların onuruyla oynamayı, şark kurnazlığını affetmez. Herkes affetse ben affetmem.

Evet takım gol atmakta hiç zorlanmıyor ama o kadar gol yiyoruz ki, bize yine hüsran, bize yine esmer geceler şarkısı, milli marş olarak İnönü’ de maç öncesinde okunacak diye korkuyorum. Beşiktaş J.K., son 14 müsabakasında (2 tanesi kupa maçı olmak üzere) evet gol atmış ama en 1 tane gol yemiş.

Yani iddaa’ cı deyimiyle, 9 Kasım 2012 BJK-Bursaspor maçından önce tek maç üzerinden “Karşılıklı Gol Var” bahisi yapıp, 100 TL basan birisi, kazandığı paraya dokunmadan her hafta sadece Beşiktaş maçlarına “KG Var” yazıp, parasını yatırsa, bugün itibariyle hesabında 29 bin TL (yazıyla yirmi dokuz bin türk lirası) parası (*) olurdu. Bireysel Emeklilik Sistemine girip, her ay 100 lira yatırmaktansa her hafta Beşiktaş maçlarına (anaparası sadece ilk kupondaki 100 TL olmak üzere) para yatırmak çok daha karlı gibi. Bana sürekli “BES’ e gir” diye baskı yapan dostlarıma da selam ederim.

(*) Hesaplamada “KG Var” bahsinin oranını 1,5’ ta sabitledim. Aslında daha yüksek olduğu maçlarda oldu, daha düşük olduğu da ama ben ortalama bir değer olarak 1,5’ u aldım.

Neyse bunlar işin şakası tabi, mesleğinde etkisiyle finans konularına fazla girdim.

Kayıp bir haftanın daha ardından o güzel tezahüratımızla bitiriyorum yazımı;

Neyleyim cebimdeki milyon lirayı,
Sen şampiyon olmadıkça,
Bazen sevinç, bazen keder,
Beşiktaşlı olmak yeter!!!

Zaman ayırıp, yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim.

Sağlıcakla kalın. 

5 yorum:

  1. beşiktaş maçlarında hep karşılıklı gol olur bahsini ben aylardır yapıyorum. bu hafta karşılıklı gol biraz gecikti ama oldu gene de :)

    YanıtlaSil
  2. şampiyonluk hayal oldu artık...2. lik bile çok zor artık...beceriksizler ordusu kaç maçı böyle saçma sapan puanlarla verdiler...eskişehir-trabzon-karabük-her iki antep maçları

    YanıtlaSil
  3. NEDEN KURBAĞADAN UÇMASINI BEKLİYORSUNUZ, ANLAMIŞ DEĞİLİM...
    KURBAĞA SADECE ZIPLAYABİLİR...



    YanıtlaSil
  4. Beşiktaşlı olunmaz, Beşiktaşla ölünür...(O da kanserden ..)Beşiktaşlı olup da sigara içmeyenler. Başlayın !! Sigara daha az kanserojen ... :))

    Yetkili Biri

    YanıtlaSil
  5. Ve hala kazanılmış genç yetenekler yok, oğuzhanıda silersek listeden :( şampiyonluk beklentimiz yoktu şu anda yok ama en azından gelecek yıllar için bir kıvılcım lazım bize henüz yakalayamadık :(((

    YanıtlaSil