Maçın
başlamasının ardından 3-5 saniye sonra Umut’ un golle burun buruna gelmesi
aslında dünkü maçın çılgınca bir maç olacağının işaret fişeğiydi. Fakat
Beşiktaş o kadar kötü oynuyordu ki, Beşiktaş kalesinde habire “işaret fişeği”
görmekten Beşiktaş Kanseri tanımlamasını iliklerimizde hissettik. Attığı bu
golden sonra neden köpek taklidi yapmadığını merak ettiğimiz Melo’ nun golü ise
zaten çok fena olan baskının daha da artmasına neden oldu. Öyle fena bir
durumdaydı ki takım, kendi kendime “ulan bu hakem neden ilk yarıyı bitirmiyor
hala” dediğimde, skor tabelasına bakıp henüz 17. dakikanın oynandığını
gördüğümde yaşadığım şoka yanımdakiler şahit olmuştur. Beşiktaş orta sahayı rakibe
teslim etmiş, Galatasaray sağdan soldan (ama daha çok Beşiktaş’ ın solundan)
gelmekle tatmin olmamıştı ve Selçuk aracılığıyla mancınıkla gönderir gibi
defans arkasına atılan toplarla da Beşiktaş kalesine, kuşatma altındaki Estergon
kalesi muamelesi yapıyordu.
Evet
Beşiktaş kendi evinde, kendi yarı alanına öyle bir hapsolmuştu ki, taraftar
Cenk’ in sürekli başlama vuruşu yapmasından bunalmıştı. Kanaatimce bu duruma
Escude ve Uğur Boral’ ın rezil performansları, takımının geri kalanının ise
özgüven noksanlığı neden olmuştu. Top bizim kaleciden çıkarken bile hücum pres
yapan Umut Bulut’ u görüp, ilerde eli belinde dolaşan Mustafa Pektemek’ e (Bu
arada geçmiş olsun Mustafa, dün kızsam da sen bizim için değerli bir oyuncusun.)
kızmamak elde değildi. Bunların dışında tek tek isim vererek rencide etmek
istemiyorum ama takımın geneli çok kötü oynuyordu. Sonrasında gelen ikinci gol
ve henüz gol sonrası tribünde tebrikleşme bile bitmeden yediğimiz beraberlik
golünden itibaren ise her iki takımın oyuncuları da sanki oynadıkları oyundan
keyif almaya başladılar.
İlk
devre Beşiktaş’ ın bu kötü durumunu gören Fatih Terim, farka gitmenin umuduyla
Melo’ yu çıkarıp, Amrabat’ ı aldı oyuna ve işin rengi değişti. Terim’ in planı
tutmamıştı. Çünkü Beşiktaş erken bulduğu 3. golün moraliyle orta sahayı ele
geçirdi. Sonrasında 86. dakikaya kadar herşey Beşiktaş’ ın istediği gibi devam
etti. O dakikadan yapılan aleni hırsızlık dünkü güzel gecenin, çılgın maçın
üzerine kalın bir perde çekti ne yazık ki…
Aslında
dünkü o penaltı pozisyonu birçok insan (Burak’ı ve hakemi kastetmiyorum onların
tıyneti belli zaten) için turnusol kağıdı vazifesi yapmıştır. Kimi GS taraftarı,
yapılan rezilliğe, nerdeyse BJK taraftarı kadar isyan ederken, kimileri de
Burak, Engin, Eboue hatta Arif Erdem gibi hırsızları, renk sevdası uğruna bağırlarına
basacak kadar vicdansızlık yapmıştır.
Burak’
ın hırsızlığının savunmasını “Sizin
yöneticiniz, hocanız şike suçlamasından içerde yattı” diyerek yapanların,
Aziz Yıldırım’ ın (Yazarın
notu: Aziz Yıldırım’ ı hiç sevmem, yanlış anlaşılmasın.) mahkemede şike davasındaki savunma metninde “GS, şu tarihte şike yaptı, Trabzon’ da yaptı” demesine kızan ve “Adama bak! Kendine yöneltilen suçlamaları
çürütemiyor, gitmiş eski defterleri açıyor” diyen kişiler olması ise tam o
arkadaşlara yakışan hareketlerdi. Hatta kimilerinin verecek cevap bulamayınca tartışmayı
“FBJK-kuşgiller-kanatlıspor” gibi laflarla ilkokul seviyesine taşımaları, bu
arkadaşları “münazara nedir, nasıl
yapılır” konulu bir eğitime gönderme isteği uyandırıyor.
Takımınızı
yerden yere vurun demiyoruz, sadece “sahtekarlığı gördük” diyin istiyoruz. Hoş,
onlar dese ne yazar, demese ne? Ben zaten canlı canlı gördüm hırsızlığı,
kimsenin onayına ihtiyacım yok. Kendileri de net bir şekilde görüp, hala savunanlar
da cibilliyetlerinin çapını bir nevi ortaya koymaktadır. Halbuki “Evet penaltı
değil ama ne yapabiliriz. Size de oluyor, bize de, başka takıma da, futbolun
içinde böyle şeyler var. Olmasa iyiydi ama ne yapalım. Çok uzatmayın” deseler,
canımı yeseler. Ben adama diyorum ki, 3-2 öndeyken Batuhan’ ın pozisyonunda
bariz gol şansını engelleyen hakem, 1 dakika sonra bu hatasını penaltı vererek katmerledi.
Adam diyor ki, “ilk yarı kaçırdıklarımızı atsak, 5 olurdu. Allah işi 3 gol
attınız.” Yahu kardeşim, kötü oynarım, rezil oynarım, sen vurursun vurursun
atamazsın vs. vs. konu bu değil, öyle veya böyle tertemiz 3 golle öne geçtim
mi? Beşiktaş kötü oynuyor diye hakemin böyle bir adaletsizlik mi yapması
gerekiyor?
Vir
vir vir (Kulakların çınlasın İsmail abi-L&M) konuşan bu arkadaşlara Sinan
Özen’ den senin ağzını yerim ben şarkısını göndermekten başka bir çare bulamıyorum
dostlar…
Ha birde,
dün eve gelince Arif Erdem’e futbolu bırakmasının üzerinden yıllar geçmesine
rağmen neden hala kötü sözler söylendiğinin cevabını bir kez daha gördüm; TRT’
nin spor kanalında penaltı pozisyonunu yorumlarken, Beyimiz kem etti, küm etti,
penaltı değil diyemedi. Sonra yanındaki eski hakemin de tesiriyle, çok net
değil dedi ve ardından bombayı patlattı dinibütün(!) Arif;
(Bu arada arkalarındaki ekranda, saçma
penaltı kararına İbrahim Toraman’ ın itirazları gösteriliyordu)
“Hocam,
dakika bilmemkaçta İbrahim Toraman’ ın sarı kartı vardı. Şiddetli itirazdan 2. sarıyı
görmesi gerekmiyor muydu?”
Adama
bak, sahtekarlıkla aldığı penaltı ve 1 puan kesmemiş, birde üstüne kırmızı kart
istiyor. (Hem de penaltı pozisyonunda ki Escude’ nin yanı sıra İbrahim Toraman’
a!) Yahu insanda biraz utanma olur, biraz edep olur. Oldu Arif, istersen birde
dom… (öhöm öhöm neyse), oldu Arif, istersen birde tokat atsın Fatih Terim sırayla
BJK’ li topçulara…
Fatih
Terim demişken, bu çakma delikanlının, basın toplantılarında aleyhlerinde olan
tüm pozisyonları bastıra bastıra anlatıp, kendi lehlerinde olan tartışmalı pozisyonlara
“o pozisyonu göremediğim için yorum yapamam” demesine de bayılıyorum. Söylemeden
edemedim.
Ha
birde, -eğer düşündüğüm nedenden ötürü yaptıysa- Selçuk İnan’ ı da attığı
golden sonra sevinmemesi nedeniyle tebrik ediyorum.
Dünkü
maçın en güzel yanlarından biri de, küstah tavırlarla gelen (Bu tanımlama için
sağol üstad) ve ilk yarı nefis bir futbol oynayan GS’ nin, dakika 85
olduğunda farklı yerlerden soluması ve sahtekârlıkla alınan 1 puana sevinir
hale düşmesiydi.
Aferin
çocuklar…
Bu gs taraftarında utanma yok hırsızlıkları bile arsizlikkkk
YanıtlaSilbence derbiler için gs ye penaltıdan beraberlik diğer maçlar için de galibiyet yazsınlar şampiyon olsunlar direk maça lüzum yok
YanıtlaSilzavallı hakemleri penaltı olacak pozisyon arama zahmetinden kurtarsınlar.
hem Burak mı ne o oğlanda yalandan yeri öptü
hocaları ter içinde kaldı
yazık onlarda can :p
Bir spor sever olarak ben utandım. Başka ne denir ki !
YanıtlaSilYazı Beşiktaş ve Beşiktaş taraftarındaki GS ezikliğinin bir göstergesi olarak güzel bir yazı olmuş. Kendisini objektif yazar olarak tanıtan blog sahibi bu ezikliğin içinde boğulmuştur. Bir önceki kayıtta biraz umut ışığı görmüştüm ama meğer o ışık zifiri karanlığa giderken ki son ışıkmış.
YanıtlaSilBaşları her sıkıştığında; dönemin değil, TÜRK FUTBOL TARİHİNİN en iyi takımına laf atmak, o muhteşem takımı şikeyle, şaibeyle suçlamak akıl/mantıkla açıklanamaz. O TAKIM KARŞISINDA YAPMANIZ GEREKEN TEK ŞEY: AYAĞA KALKIP SAYGI DURUŞUNDA BULUNMANIZ.. O takım ve küfürlerle andığınız HALUK ULUSOY gittikten sonra şikeci kardeşinizle birlikte futbol kurumlarını ele geçirdiniz. Peki TÜRK FUTBOLU adına siz ne yaptınız: KOCA BİR SIFIR.
Dünkü maça gelince: Keşke o penaltı olmasaydı da yenilseydik. biz o mağlubiyeti çabuk atlatırdık ama siz o mahkum futbolun nasıl atlatırdınız o bilemem. Topla oynama oranı % 61 olan bir takım karşısında düştüğünüz aciz durumlar sizi ne kadar sevindirecekti. Umut'a dua edin, o golleri kaçırdığı için. BÜYÜK GS TARAFTARI bu beraberliğe sevinmiyor. Aksine yenilen amatörce goller için üzülüyor. Sizi oyunda tutan bir anlamda biz olduk. Ne yaptığını bilmeyen, iki pas yapamayan, ikinci yarı oyuncularınızın düştüğü yerden kalkması en az 5 dakika sürdüğü, en çok topla buluşan oyuncunuzun cenk olduğu bir maçtı. Nihayetinde basit bir SEMT TAKIMINI yenemedik. KAZANAMAMAMIZ veya PENALTI olmayan bir pozisyonla 1 puanı almamız bizi çok üzdü.
İşin bonus kısmına gelince: Bu maçın bir de ASLANTEPE ayağı olduğunu unutmayın. İnönü'de BÜYÜK GALATASARAY'a yaptığınız terbiyesizliğin hesabını orada sizi yenerek soracağız. Unutmayın kerterizi Anadolu yakasının şikeci temsilcisi olanın burnu, bir yerden çıkmazmış..
NOT: TÜRK FUTBOLUNUN İMPARATORUNA laf atacağına, nerede ne zaman ne konuşacağını bilmeyen terbiye özürlü asbaşkanına bir-iki laf et bence.
dünkü penaltının vicdanını sızlattığını açık yüreklilikle söyleyen GS taraftarına sözümüz yok. eziklik, şike konularına girmiyorum, geçiniz efenim. GS' nin zamanında gösterdiği avrupa başarılarının sevinçlerine bizde ortak olmuştuk. türk futbolu adına öyle veya böyle son 3 yıldır puan toplayan takımın kim olduğunu da öğrenmek gerekir. topla oynama istatistiğine bakıp, ezilmekten bahsederken şu sözü unutmamak gerek;
Sil"istatistik mini etek gibidir, çok şey gösterir ama en önemlisini saklar" topla oynama istatistiğinin yanı sıra kaleye çekilen şutlara da bakma gerekebilir. tamam ilk yarı nefis oynadınız, yazımızda 3-5 kere vurguladık ama ikinci yarı kötüydünüz.
delikanlılık pozları atıp, işine gelmeyince kem küm ederse türk futbolunun imparatoruna da, osmanlı imparatoruna da lafımı söylerim. biz fatih terim' e kötü hoca mı dedik? fatih terim azıcık delikanlı olsun dedik.
saygılarımla sayın triyada.
Galatasaray tüm hakaretlere, iftiralara cevabını önceki yıllarda olduğu gibi bu senede sahada verecektir. Gerisi benim için teferruat bile değil.
YanıtlaSilNOT: 2013 yılı hem GS'nin, hemde Türkiyenin GS ve FB'den sonra kurulan 3. futbol takımı 1908BEYKOZ'un şampiyonluk yılı olacaktır.
Eline sağlık başgan yine döktürmüşsün.......
YanıtlaSil