6 Şubat 2012 Pazartesi

BENİ DE BEŞİKTAŞ’ A TEKNİK DİREKTÖR YAPAR MISINIZ?

Tamam “Adam sempatik beyler” kabul ediyorum. Hatta televizyonda gördüğüm zaman yakın arkadaşım olmasını istediğim de olmuştur. Ben esasen bu adama çok güvendim. 24 Ocak 2012 tarihinde attığı deparda her adımında benim gibi milyonlarca Beşiktaş taraftarının (hadi bende İstanbul’ un diğer büyük takımlarının taraftarları gibi konuşayım; öhömm 30 milyon Beşiktaş taraftarının) sanki yüreğinde basmıştı.

O’ nu o kadar sevdik ki, Aziz’ in ajanı Ömer Güvenç’ in 3 günlük teknik direktörlere bile “Hocam” diye hitap ederken, O’ nunla enseye şaplak tavırlarla konuşması ve kendisine “Carlos” (Syn. Carvalhal diyeceksin ulan, o adam BJK Futbol Takımı’ nın teknik direktörü!) diye hitap etmesi bile canımızı sıkıyor.

Bak Hoca,

Bir ara yükselse de takım aşağıya doğru gidiyor ve sen ısrarla izliyorsun. O kadar ki Guti’ yi ince ince doğraman bile bizim açımızdan “Carlos neylerse güzel eyler” olarak kabul görmüştü. Hatta Beşiktaş’ ın çocuğu diye bağırılan (ama bence Beşiktaş’ ın hocası olmadan sadece çocuğu olarak kalması gereken) Tayfur Havutçu’ nun tahliyesinde bile içimizde bir burukluk olmuştu. 30 yaşımdayım, kendimi bildim bileli (Elhamdülillah) Beşiktaş taraftarıyım, şahsen ben hiçbir hocanın, bu taraftarın yüreğinde bu kadar yer ettiğini hatırlamıyorum. Hele 6-7 ayda!

Sen benden daha iyi bilirsin ama şu konuları gözden geçirmeni istiyorum;

-          Edu’ da ki ısrarının özel bir nedeni var mı? Bir adam, hele de kiralık bir adam sadece düzgün şut çekebiliyor diye bu kadar süre alabilir mi? Amacın ne? Parlatıp Schalke’ ye geri göndermek mi? Orda Beşiktaş’ ın sözleşmesi golcüleri var. Edu’ ya verilen şansı onlara da vermemek için niye direniyorsun?

-          Simao bitmiş Syn. Carvalhal! Adam bizim Nihat Kahveci (Bu benzetmenin sahibi bizim Aytaç) gibi olmuş, işi bitmiş ama sen banko oynatıyorsun. Hatta Simao dedim aklıma komik bir şey geldi. Simao geldiğinden beri en iyi topunu Gaziantepspor’a karşı oynuyordu ama sen tuttun 2. yarı oyundan aldın. Ölüsüne sürekli 90 dakika dayanırken, en iyi halini 2. yarı oyundan aldın. Şaka mısın??

-          Elin Antalya’ sı, Antep’i hatta Fener’i 17-18 yaşında çocukları sahaya sürmekten çekinmiyor ama sen Mami’ yi, Burak’ı, Atınç’ı, Tanju’ yu hiç düşünmüyorsun. Şimdi bana “Siz Türkle neası diyo bilmiyo ama ben Necip’i oynatmak” deme sakın, M. Aurello sakat olmasa Necip, Mehmet Akyüz gibi A2’nin kaptanı olurdu! İsmail alternatifsizlikten oynuyor. Bir tek Veli’ de (Bu arada Allah’ ını seven şu Veli’ yi berbere götürsün) inisiyatif kullanıyorsun, gençler konusunda yaptığın tek doğru şey budur. Gençler demişken sakatlıklar nedeniyle 11’ de şans bulan ve ilk yarı kendisini 2 kere bakkala, 3 kere çarşıya gönderen Stoch’ la ikinci yarıda adet dalga geçerek intikam alan ve çarşı pazar gezdiren Tanju’ya buradan bin selam!

-          Rotasyon ne demek biliyor musun? Hadi Portekizce’ sini de yazayım; rotação??

-          Tamam Fener deplasmanında güzel bir oyun oynadık ama genel olarak takım oynamıyor hoca, bir baktırıver istersen.

-          Takım 3’ te sıfır çekmiş, sen dün Lig TV’ de Play-off diyorsun ama 9 puan geriden play-off’ a girersen, girdiğin gibi çıkarsın.

Hala sana “Güzel seviniyor” diye toz kondurmayan takımdaşlarım benim gol sevinçlerimi görseler Çarşı’ nın göbeğine heykelimi dikerlerdi sanırım. Valla bende çok güzel sevinirim, mesela Holosko’ nun Bursa’ ya 90+’ da taktığı golde Carlos’ un Antep maçında attığı kadar depar attım hem de 20 metrekarelik salonda, hem de tüm apartmanı ayağa kaldıracak kadar yüksek bir sesle anırarak (Evet yanlış okumadınız, anırarak) fakat FM tecrübelerim de gösteriyor ki, hile yapmazsam pek başarılı olamıyorum. Yani teknik direktörlük becerim noksan, peki bu durumda sırf Beşiktaş’ ı çok seviyorum diye beni Beşiktaş’ a teknik direktör yapar mısınız?


Yazar: @ozturkdursun

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder