13 Kasım 2011 Pazar

Kaos Futbolu Bir Sistem Değildir, Yemeyin Bizi

Yazık oldu…

2012 yılının Haziran ayında da (önceki birçok uluslararası futbol turnuvasında olduğu gibi) yine elalemin takımını izleyeceğiz. Bunun nedeni birçok kişinin iddia ettiği gibi Hiddink’ in içimizdeki coşkuyu şırıngayla almış olması değildir kanaatimce. Tabi bunun da payı vardır muhakkak ama tek nedeni bu değil bana göre…

Bizim en büyük eksiğimiz sistematik çalışmayı bilemememizdir. Sistematik çalışma, her şeyden önce akıllı yönetici ister, hırslı insanlar gerektirir, tabi sabır da olmazsa olmazdandır.

Kabul edelim biz Türkler her zaman günlük başarılara göre yorumlar yaparız, skora göre coşup, skora göre eleştiririz. Euro 2004'e kıl payı gidemedik. Doğru mu? Doğru. Aslında o elemelerde iddia edildiği kadar da kötü futbol oynamıyorduk. Örneğin “çek bi Letonya” maçlarından rövanş olanında hiç fena oynamamıştık diye hatırlıyorum. Hatta yine bir turnuva dışında kaldığımız olaylı (Şifo’ yu gözümden düşüren) İsviçre maçında da iyiydik. Ama o maçlardan sonra medyamızın önde gelen simaları “milli takım kabuk değiştirmeli, aç oyuncular milli takıma kazandırılmalı, yeniden yapılanma gerekir” gibi laflar etmişlerdi.

“Çek bi Letonya” faciasından sonra “Tamam” dedi gücü elinde tutanlar ve o günlerde spot ışıklarının altında olan Ersun Yanal yeniden yapılandırma amacıyla geldi. 1993'te Akdeniz Oyunları’nda şampiyon olan takımın oluşturduğu iskelet kadronun ekmeğini 10 sene boyunca yemiştik fakat artık iskelet çatırdıyordu ve elbette Hakan Şükür başta olmak üzere birçok futbolcunun olmadığı yeni bir iskelet oluşturmak zorundaydı adam. Ne yazık ki Hakan Şükür efendinin müthiş komploculuğuna, lobiciliğine kurban gitti.

Sonra yeniden Terim geldi ancak 2006 turnuvasına gidemedik. Neyse adamın elinde sihirli değnek yok dedik ve bir sonraki turnuvayı beklemeye başladık. Euro 2008 elemeleri geldi çattı, Atina'da Nikopolidis 4 tane hata yapıp, bize çok basit 4 golle kazanılmış bir maç hediye etti. (Laf aramızda o maçı müdürümün Bağlarbaşı' ndaki evinde bir şişe absolut ile kutlamıştık ancak ben o gece minibüste uyuduğum için evin yolunu kaybetmiştim, bilen bilir.)

Yine aynı eleme grubunda Norveç maçında eski Beşiktaş’ lı Myhre saçma sapan goller yiyerek maçı bize vermişti. (Berabere de bitmiş olabilir tam hatırlamıyorum, google abiye sormaya da üşendim. Bakın bana da söyleyin.) Bunlara rağmen yine de Euro 2008'e gidemiyorduk neredeyse çünkü gerçekten top oynamıyorduk. Son maçta yine “Allah Allah hücummm” taktiği tutmuştu da kendimizi turnuvanın içine atmıştık.

Euro 2008'de doğru düzgün top oynamadan hatta (Portekiz maçı başta olmak üzere) rezalet oynayarak buna rağmen Terim’ in “döşe gazı hacı” taktiği ve tamamen balımızla son dakikalarda bulduğumuz gollerle yarı finale kadar gittik. Kabul etmeliyim oldukça heyecanlı oluyordu ve aynı zamanda da keyifliydi. Tabi artık genlerimize kadar işleyen "skor iyiyse sorun yok" anlayışı, rezalet oyunların hepsinin üstünü örttü ve "son dakika mucizesi" diye efsaneleştirdik.

Ha bu arada Euro 2008’ de ki Almanya maçını kenara koyuyorum. Çünkü ben onu A milli Futbol Takımımızın son 10 yılda oynadığı en güzel maç olarak hatırlıyorum. Ama Almanların ölüsü (o tarihlerde Alman Milli Takımı dipteydi) bizim en iyi halimizi turnuva dışına itmeye yetmişti.

Hatta Çek Cumhuriyeti hocası mı yoksa Slaven Bilic mi ne biri “Türk milli takımının sistemini çözemedim” gibi bir açıklama yaptı diye hep bir ağızdan “ha ha ha bizi çözememiş, biz böyleyiz kimse çözemez bizi” havalarına bürünmüştük. Ama aslında orda o adam bizim sistemsizliğimizi (dalga geçerek) eleştirmişti. Hatta bazı aklı evvel spor yorumcularımız (ki bunlardan birisi milli takımın forma renginin mavi olması gerektiğini ciddi ciddi savunan adamdır.) bizim futbolumuzun adını “kaos futbolu” koymuşlardı. Kaos futbolu demek “soyunma odasında taktik tahtasını kırıp, çıkın oynayın” demektir ve ne yazık ki modern futbolda yeri yoktur.

Hiddink geliyor dediler. Adam çok para istiyor beyler, sponsor bulmalıyız dediler. “Ulan Hiddink bir milli takım için en iyisi, hemen bulsunlar sponsor” dedik. “Olmuyor beyler, Hiddink’ in Rusya ile sözleşmesi Eylül’ de mi ne bitiyor, eğer Hiddink olacaksa 7-8 ay hocasız beklemeliyiz” dediler.

Hepsine tamam dedi futbol kamuoyu ve Hiddink ile bir nevi nişan yapılarak 7-8 ay milli takım hocasız bırakıldı. Zannettik ki "değişim gelecek" ama Oğuz Çetin kalınca ben şahsen taa o zaman o ümidimi kaybetmiştim ama inşallah yanılırım diye düşünmüştüm.

2010 Dünya Kupası elemelerinde de rezalet futbolumuz devam etti ve vuvuzella cehennemine gidemedik.

ve nihai sonuç ortada...

Bütün bunları neden mi anlattım? Şunun için; biz hiçbir zaman uzun vadeli planlar yapıp, sistematik geliştiren bir ülke olamadık, ne futbolda ne de ülke yönetiminde.

Her gelen, yeni bir şeyler getirip, eskiyi çöpe atma hevesinde. İnsanlar gelip gider ama sistemler kalıcıdır felsefesini kabul etmiyor Türk insanının bünyesi.

2 gündür bakıyorum TV’lere söylenen sözler şunlar;

“Milli takımın kabuk değiştirmesinin zamanı gelmiştir.”
“Aç oyuncuların milli formayı giymesi gerekiyor”
“Hırvatistan maçına tecrübeli oyuncularla çıkmalıydık” (Hanginize inanalım, aç oyuncu edebiyatına ne oldu?)
“Hoca değişmeli ve takım yeniden yapılandırılmalı”
“Terim, Denizli veya Ş. Güneş gelmeli” (Lucescu’ yu unuttunuz lan!)

Yıllardan beri hep aynı laflar hep!!!


Son bir not: Hırvatistan maçında Fenerbahçe’ li Volkan’ a, önceki maçlardan birinde Emre’ ye TT Arena’ da (Nam-ı diğer Ali Sami Yen Spor Kompleksi) tepki gösterilmesi/küfür edilmesi olaylarının sorumlusu da Türkiye A Milli Futbol Takımı’ nı GS-FB karması haline getirmeye çalışan ve bunu başaranlardır. Onlara bir sorum olacak; Antep’ in vurucu gücü Olcan, FB’ den ayrılmamış olsaydı yine de göz ardı eder miydiniz? Hop hop bana “Mehmet Topuz’ da alınmıyor yaaee” falan demeyin, onun (geçmişte Terim’ le atışması olduğu için) Oğuz efendi tarafından şahsi sebeplerle kesildiğini sağır sultan bile duydu. Milli maçlar Anadolu’ da oynansın mottosuna da katılmıyorum. Yok birader, GS gitsin Olimpiyat Stadı’ nda oynasın tüm maçlarını, A Milli Takım da TT Arena’ da. (Tamam la tamam, bu son cümle şakaydı.)

10 yorum:

  1. Dönnnnn geriye döööööööööönn !!! Sistem sistem dediler n'oldu ? Altay Göztepe Van küme düştü ?

    28.03.07 TÜRKİYE 2 - 2 Norveç

    17.11.07 Norveç 1 - 2 TÜRKİYE

    Maçlarımız ;)

    Ellerine sağlık.

    YanıtlaSil
  2. Arda mı Messi mi ?

    YanıtlaSil
  3. Forvet Burak Orta saha Sabri .. bu mantıktan gol bekleyince 3 lük oluyosun.. bu adamlara top oynatmak cinayet.. bırak uzun vadeyide kısa vadede özellikle birileri topla sabrinin arasına girmeli.. söz ben ona halde ii bi karpuz sergisi ayarlayacağım..Burak zaten sahne adamı doğru tiyatroya..

    YanıtlaSil
  4. Arda-Messi karşılaştırmasını yapanlara Messi gereken cevabı verdi hacı. şimdi moda şu;

    Messi mi, Burak mı? (Messi Burak' lı Trabzonspor'u bi yakalasa da gereken cevabı alsalar)

    YanıtlaSil
  5. kesinlikle katılıyorum ama birşey daha eklemek istiyorum futbolcuların bu kadar duyarsız ve heyecansız olduğu bir maç ben hiç izlemedim hele ki böyle öenmli bir maç yazık

    YanıtlaSil
  6. Bağlarbaşındaki absolut partisini de unutmamıssın :)

    YanıtlaSil
  7. şuda gerçekki alttan futbolcu yetişmiyor son yıllarda altyapılardan çıkan yıldız bir oyuncu yok olanlarda gurbetçi çocuklar (A.T)

    YanıtlaSil
  8. Futbolcu kisvesindeki dolandırıcılara idareyi kaptırınca Hırvatlardan 3 de yersin 5 de. Adamlar bugüne kadar kişi başı 100.000 € bile prim almamışlar, ama adı üstünde "milli takım" duygusu ve hırsıyla oynadılar. Bizim milyon USD prim alan paşaların ise FF Eski Başkanı ile masa başı prim pazarlıklarının diyalogları çınlıyor anlı şanlı gaztelerin manşetlerinde. Lan sayın basın mensupları, bu pazarlıklara zamanında manşetlerde siz aracı olmadınız mı? Bu agaları paşa mevkine siz taşımadınız mı? Ne oldi da şimdi renginiz soldi ??? Her konuda olduğu gibi bok kokuları ortalığı sardıktan sonra mı muhalif olmak aklınıza geldi? Çakma muhalifler, "bez getiriciler", Cafer'in yalakaları sizi !
    Son söz: 1) "Parayla milli takım, bedelliyle ordu kurulmaz" !
    2) Köylü milletin, taraftar ise stadın efendisidir. Kimse bunlara el-kol hareketi, dil-dudak bereketi yapamaz. yaparsa da statda X (çarpı) 15.000 şiddetinde karşılığını elbette alır, sonra kıçına sıkıştırdığı topla birlikte bunu da yutmak durumunda kalır.

    (Not: Bendeniz de bedelli askerlik yaptığımdan ordunun nasıl laçka hale geleceğini yakından bilirim :) )

    Yetkili Biri

    YanıtlaSil
  9. Yetkili biri ağır konuşmuşsun ama doğruları söylemişsin.

    YanıtlaSil
  10. bu olayı gaddafinin olayına nasıl bağlarız diye düşünüyodum ki saolsun biri bedelliye bağlamış artık gereken köprü kuruldu burdan istediğim yere çekerim..

    türküz biz konuyu dallandırıp budaklandırmayı seviyoruz.. ulan altı üstü maç.. bizim topcularımız kaliteli değil bu kadar basit.. biz kendimizi olduğumuzdan fazla görüyoruz.. iyi futbol iyi futbolcu ile oynanıyor. gerisi hikaye beyler.. bizim iyi topcumuz yok..durum bu yoksa primmiş hareketmiş oymuş buymuş geçiniz..

    3 yıl önce sırasıyla önce bjk sonra fenerden kovulmuş sahtekar burak bugün insanların ümidi ..

    aldığımız yol bu geldiğimiz nokta bu neyi tartışıyorsunuz..


    ayrıca o partiden sonra evi 1 kere değil 2 kere kaçırmıştın sayın yetkili.. sonra kaçırmyım diye yayan gitmiştin.. tescillisin merak etme...

    YanıtlaSil